Blacksmith, yapay zekânın kod testi darboğazına 66 milyon dolarlık yatırımla yanıt veriyor
Yazılım geliştirmede sürekli entegrasyon altyapısı sunan Blacksmith, Sequoia Capital liderliğindeki C serisi turda 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirket, yapay zekâ araçlarının ürettiği kodun test edilmesini hızlandırmayı hedefliyor.

Yapay zekâ destekli kod üretimi yazılım geliştirmenin ritmini değiştirirken, asıl darboğaz artık kod yazmak değil; her yeni değişikliğin güvenilir biçimde test edilmesi. Bu soruna odaklanan Blacksmith, 21 Ekim'de duyurduğu 66 milyon dolarlık C serisi yatırım turuyla 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Tura Sequoia Capital liderlik ederken Premji Invest, Peak XV Partners, GV ve Y Combinator katıldı.
2024 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım 125 milyon dolara çıktı. Blacksmith, yeni kaynağı ekibini büyütmek ve bilgi işlem altyapısını genişletmek için kullanacağını açıkladı.
Blacksmith, yazılım geliştirmede "sürekli entegrasyon" (CI) olarak bilinen adım için özel altyapı sunuyor. Her kod değişikliği, ana koda eklenmeden önce derlenip test edilmek zorunda; şirket bu işlemi kendi tasarladığı donanım ve yazılım altyapısıyla yürütüyor. Geliştiriciler yalnızca iş akışı dosyasında tek satırlık bir değişiklik yaparak Blacksmith'e geçebiliyor; böylece kendi test sunucularını kurma ve yönetme yükünden kurtuluyor. Şirketin paylaştığı verilere göre platform, CI işlerini ortalama iki kat hızlandırıyor, maliyetleri ise ortalama yüzde 60 düşürüyor.
Büyüme rakamları da dikkat çekici: Ocak'tan bu yana haftalık CI işleri 5 milyondan 90 milyonun üzerine çıktı; yıllık yinelenen gelir 17 kat arttı. Bugün 10 binden fazla şirkete hizmet veren Blacksmith, ABD ve Avrupa'daki veri merkezlerinde yaklaşık 10 megavatlık hesaplama kapasitesi yönetiyor. Bu kapasiteyi 2027'de en az beş katına çıkarmayı planlıyor.
Arka plan
Blacksmith'in yükselişi, yapay zekâ kodlama araçlarının hızla yaygınlaşmasıyla doğrudan bağlantılı. Anthropic, Claude adlı yapay zekâ asistanının şirket içindeki kod üretimini üstlenmesinin ardından CI hacminin altı ayda 25 kat arttığını raporlamıştı. Benzer bir eğilim sektörün genelinde hissediliyor: Geliştiriciler günde birkaç değişiklik yerine onlarca değişiklik gönderiyor ve mevcut test altyapıları bu yükü taşıyamıyor. Blacksmith'in kurucuları Aditya Jayaprakash, Aayush Shah ve Aditya Maru, Waterloo Üniversitesi'nde tanıştı; üçü de daha önce büyük ölçekli, dalgalı altyapılar işletmiş geliştiriciler. Bu deneyim, şirketin CI iş yüklerindeki ani artışları rutin olarak karşılayabilen bir sistem kurmasına zemin hazırladı.
Blacksmith'in yatırım geçmişi de hızlı ilerledi: Ağustos 2026'da Peak XV Partners liderliğinde 45 milyon dolarlık B serisi yatırım alan şirketin değerlemesi iki ay içinde 550 milyon dolardan 1 milyar dolara yükseldi.
Ne anlama geliyor?
Bu yatırım, yazılım geliştirmenin ağırlık merkezinin kod yazmaktan kodu doğrulamaya kaydığının açık bir göstergesi. Yapay zekâ ajanları ne kadar çok kod üretirse, bu kodun güvenilirliği de o kadar kritik hale geliyor; Blacksmith'in iş modeli tam da bu noktada konumlanıyor. Şirket, genel amaçlı bulut hizmetlerine kıyasla CI işlerini iki kat hızlandırıp maliyeti yüzde 60 azalttığını iddia ediyor; bu doğruysa, geliştirici ekipleri için önemli bir verimlilik kazancı anlamına gelir. Türkiye'deki yazılım şirketleri ve startuplar da, özellikle döviz bazlı bulut maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde, bu tür özel CI altyapılarını değerlendirebilir. Ancak asıl soru, Blacksmith'in 1 milyar dolarlık değerlemeyi haklı çıkaracak gelir büyümesini sürdürüp sürdüremeyeceği. Şirket, 2027'de hesaplama kapasitesini beş katına çıkarma gibi agresif bir hedef koymuş; bu genişlemeyi operasyonel verimliliği kaybetmeden yönetmek, önündeki en büyük sınav olacak.
