1961 ve 1984'ün yapay zeka programları yeniden çalıştırıldı: Bugünün kod asistanlarında eksik olan teori
Araştırmacılar, programlama teorilerini somutlaştıran iki tarihi sistemi modern yapay zeka yardımıyla yeniden canlandırdı ve günümüz kod asistanlarının bu açık teorilerden yoksun olduğunu savunuyor.

arXiv'de yayımlanan yeni bir çalışma, yapay zeka tarihinin iki öncü programını çalıştırılabilir arkeoloji yöntemiyle yeniden hayata döndürdü. Herbert Simon'ın 1961 tarihli Heuristic Compiler'ı ile MIT Programmer's Apprentice projesinin 1984 tarihli KBEmacs sistemi, orijinal kodları çalıştırılarak incelendi. Araştırmanın dikkat çekici yanı ise bu canlandırma işleminin büyük bölümünün, bugünün modern yapay zeka destekli kodlama aracı Anthropic Claude Code kullanılarak yapılmış olması.
Çalışma, erken dönem yapay zeka programlarının yalnızca araç değil, aynı zamanda insan düşüncesine dair teoriler olduğu fikrinden yola çıkıyor. Yazılım üreten bu programlar, insanların nasıl program yazdığına ilişkin iki farklı teoriyi temsil ediyor. Heuristic Compiler, programlamayı Genel Problem Çözücü'nün araç-amaç analizi yöntemleriyle ele alan deneysel bir modeldi. KBEmacs ise uzman programcıların tanıdık kalıpları ya da "klişeleri" birleştirdiği görüşüne dayanıyor ve kullanıcının stilize İngilizce komutlarla bu klişeleri birleştirerek program oluşturmasına olanak tanıyordu.
Araştırmacılar iki sistemin de orijinal çıktılarını başarıyla yeniden üretti. Heuristic Compiler'ın yeniden canlandırılması, Simon'ın 1963 tarihli makalesinde yer alan derlenmiş kodu birebir üretirken KBEmacs ise Aralık 1984'teki kendi kendini test dizisinin SQRT bölümünü aynen çalıştırdı. Bu sonuç, tarihsel yazılım sistemlerinin yalnızca belgelerden değil, doğrudan çalıştırılarak da incelenebileceğini gösteriyor.
Arka plan
Herbert Simon, yapay zeka ve bilişsel bilimin kurucu isimlerinden biriydi. Heuristic Compiler, onun programlama görevini bir problem çözme süreci olarak ele alma çabasının ürünüydü. MIT'deki Programmer's Apprentice projesi ise 1980'lerde, programcıların bilgi tabanlı bir asistanla desteklenmesi fikrini hayata geçirmeyi amaçlıyordu. Her iki sistem de dönemin donanım ve yazılım kısıtları altında geliştirilmiş, bugün kullanılmayan dillere ve ortamlara bağımlı kodlar içeriyor.
Araştırmanın yöntemsel tercihi dikkat çekici: Ekip, modern bir yapay zeka kodlama asistanını kullanarak tarihsel sistemleri yeniden çalıştırmayı seçti. Claude Code'un Opus 5.5 sürümü, mevcut yazılım tabanı üzerine inşa edilerek ayrıntılı canlandırma işlemlerinin çoğunu gerçekleştirdi. Bu yaklaşım, geçmişin programlama teorilerini bugünün araçlarıyla buluşturan bir tür refleksivite yaratıyor.
Ne anlama geliyor?
Araştırmacıların en çarpıcı bulgusu, iki sistemin görünürdeki farklılıklarına rağmen aslında ortak bir zemini paylaştığı yönünde. Heuristic Compiler'ın da mevcut rutinleri uyarlayarak çalıştığı ve Simon'ın daha sonra aramanın tek başına yeterli olmadığını, programlama bilgisinin büyük bir kısmının gerektiğini savunduğu belirtiliyor. Bu, KBEmacs'ın klişe tabanlı yaklaşımıyla örtüşüyor.
Asıl önemli iddia ise bugüne yönelik. Çalışmaya göre her iki sistemin somutlaştırdığı açık ve çalıştırılabilir programlama teorileri, günümüzün çok daha yetenekli yapay zeka kod asistanlarında büyük ölçüde bulunmuyor. Modern araçlar etkileyici kod üretse de programlamanın doğasına ilişkin şeffaf bir teorik çerçeve sunmuyor. Bu durum, kodlama eğitiminden yazılım güvenilirliğine kadar pek çok alanda yeni sorular doğurabilir: Kullanıcıların, bir kod asistanının neden belirli bir çözümü önerdiğini anlaması mümkün mü? Tarihsel sistemlerin bugünkü araçlara aktarılabilecek dersleri var mı?


